Prenses ve Prens akvaryumda

TATLI SU KAPLUMBAĞASInın yumurtlaması

 Prenses yumurtladı. Darısı diğer Prenseslerin başına...

 

  Meine Prinzessin hat Eier gelegt

 

My Princess laid eggs

 

PRENSES VE PRENS HAKKINDA: Her gün (yaz ayları gün boyu) akvaryumdan çıkardığımda evde, balkonda gezinen Prenses, kimi kez balkonda güneşleniyor, arada bir balkonda ve salonda hazırladığım sulu ortamlara giriyor, istediği zaman çıkıp tekrar geziniyor, tabii ki Prens de peşinden. Prenses ne yaparsa Prens onu taklit ediyor. Yalnız başına balkonda kalmak Prens'i korkutuyor. O kuşlardan, martı ve kargalardan korkmakta; çünkü kendisi daha küçük. Evde ve balkonda gezinirken arada bir yanıma gelip "beni kucağına al" dercesine paçalarıma tırmanıyor Prenses; kucağıma aldığımda kollarımın arasında ve omzumun üstünde bayağı mutlu oluyor. Kimi kez çalışma masamın yanımda ayağımın dibinde kafasını kaldırarak sürekli beni izliyor. Masa başında iken arada bir kucağıma gelmek istiyor, kucağıma aldığımda bilgisayarın klavyelerine uzanmayı da ihmal etmiyor; "galiba kendine bilgisayardan sohbet edecek birini arıyor" diye düşünüyordum artık. Bazen evin içinde yarım saat kadar şekerleme yapacağı, kendisi için hazırladığım kuytu yerlere giriyor. Evin içinde onu gözden kaybettiğimde "Prenses, canım!" diye çağırırken yanıma geliyor. Prens'i kıskanmıyor da diyemeyeceğim; Prens’i sevmeye başladığımda hemen kendini ön plana çıkartıyor, kendisini sevmemi istiyor, akvaryumda bulunduklarında Prens ile oynaşmaya başlar başlamaz gelip Prens’i ön patisi ile yana iterek kendisi benimle oynaşmaya başlıyor. Serap bizi ziyarete geldiğinde seviniyor. İlk önceleri bana alışmamış, benden kaçıyor, akvaryumdan çıkardığımda Serap’a ait eşyaların etrafında gezip duruyordu. Bana alışması 3-4 ay sürdü. Bir ara Serap kanişi ile birlikte geldi; yabancı gördüğünde kaçıp saklanmaya çalışan Prenses 7 yıldır birlikte büyüdüğü, yaklaşık 1 sene görmediği kanişi tanıyarak sevgi dolu adımlarla ona doğru ilerlemeye başladı. Kaniş ne yazık ki Prenses’i tanıyamamış ve geri geri kaçmaya başlamıştı. Kaplumbağaların kalkanlarına bakıp onların her şeye dirençli olduklarını sanmayın; çok hassas yaratıklardır. Kalkanlarına (bağasına) parmakla hafifçe bile vurmak onları rahatsız eder; fakat gezinmesi için akvaryumdan dışarı çıkarırken kuru bir havlu ile kalkanını, sırt ve karın kısmını hafifçe okşarcasına kurutmam onları mutlu ediyor. Gıdıklarını (çene altı - boyun altı) parmağımın tersiyle çok hafif okşamam onları sevindiriyor. Prenses’e bağırdığımda, sert konuştuğunda hemencecik küsüyor; öyle ki 1-2 gün yanıma gelmediği bile oluyor. Bu nedenle onunla sürekli olarak incitmeyecek şekilde hafif ve içten sesle konuşuyorum. Prenses bazen Prens’i akvaryumda kovalıyor, ısırmak istiyor, böylesi durumlarda Prens’i ayrı bir yere götürüyorum. Onları gün boyu ayrı bırakıp tekrar akvaryumda birleştirdiğimde, tekrardan buluşmanın sevincini yaşıyorlar.

 

Prenses ve Prens yemek konularında çok seçici; çoğu kez akvaryumcudan aldığım kaplumbağa yiyeceklerine tenezzül etmiyorlar bile... Turtle Stick ve kurutulmuş dere piresi (gammarus) hariç. Prenses ve Prens bilhassa ince ince doğradığım çiğ dana etine (yağsız, damarsız) bayılıyorlar. Prenses ayrıca yumurtaya da hemen dadanır (haşlanmış yumurtayı ortadan ikiye ayırıp sarısını çıkarttıktan sonra kabuğu ile öylece veriyorum). Sahanda yumurta yaptığımda yumurta kabuklarını (ayrıca kaynatarak ve mümkün mertebe iç zarını sıyırarak) onun için ayırıyorum (kalsiyum ihtiva eden yumurta kabuğu bilhassa bağası için çok önemli). Sade yumurta kabuğu ve Turtle Stick haricindeki yiyeceklerini akvaryumda değil, ayrı bir suda veriyorum, veya dana etini akvaryumda iki parmağımın arasında uzatıp yediriyorum.   

  

Geçen temmuz ayı başlarında çiftleşmeden birkaç hafta sonra Prenses'de değişiklikler fark ettim; hiç yemek yememeye başladı. Onun için endişeleniyordum, bu endişeler rüyalarıma bile yansımaya başladı. Bir kez rüyamda kabuğu çatlamış olarak gördüm, ölüyor, bana da rüyamda sadece bağırmak kalıyordu. Bir keresinde rüyamda evde iki yumurta buluyorum ve bunlardan iki küçük sevimli kaplumbağa çıkıyor. Evde ve balkonda gezinti yaptığında bazen ön ayakları, çoğu kez arka ayakları ile yerleri kazmaya çalışıyor, kuyruk kısmını yerlere sürtüyor, bu arada yeri ıslatıyordu. Akvaryumda da huysuzlaşmaya başlamış, dışarı çıkmak istiyordu. Bir gece uyurken bir gürültü ile uyanıp yataktan kalkarak akvaryuma baktım; nasıl becerdiyse Prenses akvaryumdan çıkmış, akvaryumun yanındaki masanın üstünde bulunan eşyaların üzerine düşmüş. Ertesi gün "belki yine akvaryumdan çıkmaya çalışır" düşüncesi ile o masanın üzerine ve zemine, masa etrafına kalın minderler, yastıklar serdim. Tekrar bir gürültü ile uyandığımda Prenses’i yere  serdiğim minderlerin üstünde buldum; önce masa üzerindeki minderlere atlamış, oradan da yere, zemine... 3 hafta kadar bir şey yemedi Prenses, veteriner kliniğine götürdüm; "bir şeyi yok, sapasağlam" dediler. Klinikten çıkıp taksi beklerken kliniğin çayırlarının üzerine bıraktığım Prenses kendini suda sandı, suda yüzer gibi hareketler yapmaya başladı. Eve geldiğimde bunun yumurtlamak istediğini, fakat uygun bir yer bulamadığını düşündüm. İnternete girip bilgiler toplamaya başladım. Hemen her site "onlar kumluk yere yumurtlar" diye yazıyordu. Bir torba dolusu yıkanmış dere kumu aldım, 20 litre, yani 38-40 kg kadar. Yer hazırladım, sadece kumda gezinip tekrar çıkıyor, evde halı üzerinde ve balkonda ön ve arka ayakları ile yerleri kazmaya çalışmaya devam ediyordu. Bir web sitesinde şöyle bir şey okudum: "Yumurtlaması için kumun derinliği en az boyu kadar olmalı". Tabana kuvvet... Bir inşaattan 2 gün boyunca kova ile her defasında taşıyabileceğim kadar toplam 80 litre (140-150 kg civarı) dere kumu taşıyıp, önceden hazırladım yere boşalttım. Prenses’in artık yumurtlamak için kendi boyu derinliğinde ve genişçe bir alanı vardı. Fakat nafile... Oraya girmiyordu bile. 14 Ağustos 2008 de sanki bir mucize oldu: Prenses yemeye başladığında çok sevindim, dualarımın kabul edildiğini sandım; fakat bu sadece birkaç gün sürdü. İnternetten başka bir veteriner kliniği aramaya başladım, veteriner su kaplumbağalarından anlıyor olmalıydı. Nihayet Zeytinburnu'nda bir klinik vardı, aradım; "getirin, gerekirse filmini çekeriz, yumurtaları olup olmadığını anlarız" dediler. Artık en kısa zamanda oraya götürecektim. Günlerden 8 Eylül 2008, akşam yattım, gerçek gibi bir rüya: "Prenses kollarımda iken birden çırpınmaya başlıyor, ne oluyor buna diye bakıyorum; kollarımın arasında fazla sıkmışım, kabuğu çatlamış ve kırılmış, bağırıp çağırıyor ve ağlıyorum". Bu rüya diğerleri gibi beni çok etkilemişti. 09 Eylül 2008: Sabah kalkıp kahvaltının ardından işime koyulup, öğleden sonra onu Zeytinburnu'ndaki veteriner kliniğine götürmek üzere hazırlığa başladım. Akvaryumdan çıkardığım Prenses evde gezinirken balkona çıkıp balkondaki suyuna girdi. Oradan kendisi için hazırladığım büyük ve uzun çiçeklikteki çimliğe girmek istedi, beceremedi. "Bu toprak bir ortam mı arıyor!" diye düşündüm. Saat 15:15, balkondaki en büyük çiçekliğin içine bıraktım; etrafı kokladı, önce ön ayakları ile toprağı kazıdı (toprağı sağa sola serdi), ardından arka ayakları ile yumurtlayacağı çukuru kazmaya başladı. Meğerse internette okuduklarım beni yanlış yönlendirmiş.

 

Prenses tam 8,5 tane yumurtladı. 8,5 diyorum; ilk 8 yumurta normal büyüklükte; 3,7 x 2,2 cm oval, sonuncu, yani 9. yumurta küçücük; 2,0 x 1,5 cm. Tabii ki yumurtaları balkondaki çiçekliğin içinde bırakamazdım; soğuk günler bizi bekliyor. Önce Bauhaus'a gidip yeni bir çiçeklik aldım, ebadı 35x35x35 cm. Ardından çiçek toprağı (torf değil; zira alkalik oluyor, Gardol marka iç mekân çiçek toprağı aldım, bu toprakta solucan ürediğine rastlamadım). Markette etrafa bakınmaya devam ettim ve aradıklarımı buldum: 1 adet toprak ısısını ölçer termometre (8,95 YTL), 1 adet "nem-ışık-alkali ölçer" (17,75 YTL) ve 1 torba perlit (1,00—2,00 YTL civarı). Yumurtaları aktaracağım yeri kendime göre hazırladım.

 

Elimden geldiği kadar her şeyi hazırlamaya çalıştım. Yumurtaların döllenmiş olup olmadığını bilemem. Şamsımız varsa yavrularım anne-baba, Serap büyükanne, ben de büyükbaba olurum (22.09.2008).

 

Yumurtlama tarihi: 09.09.2008. Sonucu bu sitede belirteceğim. Kimi sitede kuluçka süresi 1,5-2 ay, kimi sitede 3 ay yazılı…

 

(5 ay sonra):

NE YAZIK Kİ BU YUMURTALARDAN BİR ŞEY ÇIKMADI… Bugün (31.01.2009) tekrar çiftleştiler (bakınız; çiftleşme videoları). Bugün Prenses 23 cm, Prens ise 16 cm boyunda (bağa uzunluğu). Prenses 9, Prens ise 5 yaşına girdi.

Prenses akvaryumda

Prenses akvaryumda

www.turgaybora.org: Prenses

Kırmızı yanaklı tatlı su kaplumbağalarım

(Trachemys scripta elegans)

PRENSES ve PRENS’in SAYFASI

Kablumbağalardaki güzellik

Prenses / Prinzessin / Princess

ORG und Tora Bora: DeutschORG and Tora Bora: EnglishPrensesTatlı su kaplumbağası: Prens

Prens akvaryumda

Su kaplumbağası Prenses akvaryumdaKaplumbağa yumurtlarken. www.turgaybora.org

PRENSES: 2000 doğumlu, şu an 8 yaşında, yeni yılda 9 olacak, boyu (bağa uzunluğu) 21,5 cm. Serap 1,5 sene kadar önce (2007 Şubat-Mart aylarında) fazla ilgilenemediği ve  yalnız kalmamam için bana bırakmıştı. Bu aralar boyu hemen her ay 5 mm uzamakta (kışın 1-2 ay hariç).

 

PRENS: 2004 doğumlu. Prenses yalnızlık çekmesin diye geçen sene yazın 3 yaşlarında iken akvaryumcudan aldım. Kendinden başka hiç kaplumbağa görmeyen Prenses gözlerine inanamadı. Sevincinden Prens'in etrafında saatlerce dans etti. Tabii ki Prens kendinden oldukça büyük bir kaplumbağa gördüğünde Prenses'den ürküyor, kaçıyordu. Prens şu an 4 yaşlarında, boyu (bağa uzunluğu) 14,5 cm. Boyu hemen her ay  5 mm uzamakta. Geçen temmuz başında Prenses ile çiftleşti. Nasıl çiftleştiklerini görünce gözlerime inanamadım. Önce anlayamamıştım. Kuyruğunun altında ucu sivri siyah torba gibi bir şey gördüğümde çiftleştiklerini anladım. Prens çiftleşme esnasında kendini suyun içinde sırt üstü salıvermiş, mutlu bir halde kafasını bağasının içine çekip çıkartıyordu.

İnternette yayımlama tarihi / Issue date in Internet: 02.10.2008

KAPLUMBAĞANIN DANSI

TANZ DER WASSERSCHILDKRÖTE 

DANCE OF THE WATER TURTLE 

DANSE DES TORTUES:

Bu sayfaya 20.06.2009 tarihinden itibaren yapılan ilaveler:

PRENSES TEKRAR YUMURTLADI  Prenses sayfa 2 >>>>>

Kaplumbağalarım balkonda güneşleniyor.

BABA

Prenses ve Prens kuzey-doğu balkonda (sabahtan itibaren saat 14:00—15:00 e kadar güneş alıyor. 19.06.2009)

Mozilla Firefox kullananların videoları seyredebilmeleri için

“mplayerplug-in” ve “codecguide” indirilmeli:

Site içi arama:

Kaplumbağa resimleri,Turtle Pictures,Bilder von Wasserschildkröten,Schildkrötenbilder

Prenses ve Prens

Kaplumbağa resimleri,Turtle Pictures,Bilder von Wasserschildkröten,Schildkrötenbilder

Yavrusu neredeyse annesini öpecek

Kaplumbağa resimleri,Turtle Pictures,Bilder von Wasserschildkröten,Schildkrötenbilder

www.turgaybora.org

Designed by www.aksanter.com

© 2013

VİDEO 1

AnaSayfa      Prenses S.1      Prenses S.2      Prenses S.3      Prenses S.4      Prenses S.5      Prenses S.6      Prenses S.7      Prenses S.8      Prenses S.9 

 

Hastalıklar      Veteriner Hekimler      Videolar      Bunları Biliyor muydunuz?      Kaplumbağa Arayanlar     Kaplumbağa Verenler      İstatistik      İrtibat

Diğer sitelerimiz:   kaplumbaga-pp.blogspot.com                 wasserschildkroete-pp.blogspot.com (Almanca)