ORG ve Tora Borayeşillik
Sohbet/Chat

Chat

TATLI SU KAPLUMBAĞASInın yumurtlaması

 Prenses yumurtladı. Darısı diğer Prenseslerin başına...

 

Meine Prinzessin hat Eier geleg

 

My Princess has laid eggs

 

Prinzessin/Princess: 8 J/Y - 21,5 cm. gross/big

Prinz/Prince: 5 J/Y - 14,5 cm. gross/big

 

(İnternette yayınlama tarihi / Issue date in Internet: 02.10.2008, TR/Istanbul)

Ziyaretçi defteri - Guestbook

PRENSES VE PRENS HAKKINDA: Her gün akvaryumdan çıkardığımda evde, balkonda gezinen Prenses, kimi kez balkonda güneşleniyor, arada bir balkonda ve salonda hazırladığım sulu ortamlara giriyor, istediği zaman çıkıp tekrar geziniyor, tabii ki Prens de peşinden. Prenses ne yaparsa Prens onu taklit ediyor. Yalnız başına balkonda kalmak Prens'i korkutuyor. O kuşlardan, martı ve kargalardan korkmakta; çünkü kendisi daha küçük. Evde ve balkonda gezinirken arada bir yanıma gelip "beni kucağına al" dercesine paçalarıma tırmanıyor Prenses; kucağıma aldığımda kollarımın arasında ve omzumun üstünde bayağı mutlu oluyor. Kimi kez çalışma masamın yanımda ayağımın dibinde kafasını kaldırarak sürekli beni izliyor. Masa başında iken arada bir kucağıma gelmek istiyor, kucağıma aldığımda bilgisayarın klavyelerine uzanmayı da ihmal etmiyor; "galiba kendine bilgisayardan ‘chat’ leşecek birini arıyor" diye düşünüyordum artık. Bazen evin içinde yarım saat kadar şekerleme yapacağı, kendisi için hazırladığım kuytu yerlere giriyor. Evin içinde onu gözden kaybettiğimde "Prenses, canım!" diye çağırırken yanıma geliyor. Prens'i kıskanmıyor da diyemeyeceğim; Prens’i sevmeye başladığımda hemen kendini ön plana çıkartıyor, kendisini sevmemi istiyor, akvaryumda bulunduklarında Pres ile oynaşmaya başlar başlamaz gelip Prens’i ön patisi ile yana iterek kendisi benimle oynaşmaya başlıyor. Serap bizi ziyaret geldiğinde seviniyor. İlk önceleri bana alışmamış, benden kaçıyor, akvaryumdan çıkardığımda Serap’a ait eşyaların etrafında gezip duruyordu. Bana alışması 3-4 ay sürdü. Bir ara Serap kanişi ile birlikte geldi; yabancı gördüğünde kaçıp saklanmaya çalışan Prenses 7 yıldır birlikte büyüdüğü, yaklaşık 1 sene görmediği kanişi tanıyarak sevgi dolu adımlarla ona doğru ilerlemeye başladı. Kaniş ne yazık ki Prenses’i tanıyamamış ve geri geri kaçmaya başlamıştı. Kaplumbağaların kalkanlarına bakıp onların her şeye dirençli olduklarını sanmayın; çok hassas yaratıklardır. Kalkanlarına (bağasına) parmakla hafifçe bile vurmak onları rahatsız eder; fakat akvaryumdan gezinmesi için dışarı çıkarırken kuru bir havlu ile kalkanını, sırt ve karın kısmını hafifçe okşarcasına kurutmam onları mutlu ediyor. Gıdıklarını (çene altı - boyun altı) parmağımın tersiyle çok hafif okşamam onları sevindiriyor. Prenses’e bağırdığımda, sert konuştuğunda hemencecik küsüyor; öyle ki 3-4 gün yanıma gelmediği bile oluyor. Bu nedenle onunla sürekli olarak incitmeyecek şekilde hafif ve içten sesle konuşuyorum. Prenses bazen Prens’i akvaryumda kovalıyor, ısırmak istiyor, böylesi durumlarda Prens’i ayrı bir yere götürüyorum. Onları gün boyu ayrı bırakıp tekrar akvaryumda birleştirdiğimde, tekrardan buluşmanın sevincini yaşıyorlar.

 

Prenses ve Prens yemek konularında çok seçici; çoğu kez akvaryumcudan aldığım kaplumbağa yiyeceklerine tenezzül etmiyorlar bile... Kurutulmuş deniz yosunu ve karides hariç. Prenses ve Prens bilhassa ince ince doğradığım çiğ dana etine (yağsız, damarsız) bayılıyorlar. Prenses ayrıca yumurtaya da hemen dadanır (haşlanmış yumurtayı ortadan ikiye ayırıp sarısını çıkarttıktan sonra kabuğu ile öylece veriyorum). Sahanda yumurta yaptığımda yumurta kabuklarını (ayrıca kaynatarak ve mümkün mertebe iç zarını sıyırarak) onun için ayırıyorum (kalsiyum ihtiva eden yumurta kabuğu bilhassa bağası için çok önemli). Sade yumurta kabuğu ve deniz yosunu haricindeki yiyeceklerini akvaryumda değil, ayrı bir suda veriyorum, veya dana etini akvaryumda iki parmağımın arasında uzatıp yediriyorum.   

 

Geçen temmuz ayı başlarında çiftleşmeden birkaç hafta sonra Prenses'de değişiklikler fark ettim; hiç yemek yememeye başladı. Onun için endişeleniyordum, bu endişeler rüyalarıma bile yansımaya başladı. Bir kez rüyamda kabuğu çatlamış olarak gördüm, ölüyor, bana da rüyamda sadece bağırmak kalıyordu. Bir keresinde rüyamda evde iki yumurta buluyorum ve bunlardan iki küçük sevimli kaplumbağa çıkıyor. Evde ve balkonda gezinti yaptığında bazen ön ayakları, çoğu kez arka ayakları ile yerleri kazmaya çalışıyor, kuyruk kısmını yerlere sürtüyor, bu arada yeri ıslatıyordu. Akvaryumda da huysuzlaşmaya başlamış, dışarı çıkmak istiyordu. Bir gece uyurken bir gürültü ile uyanıp yataktan kalkarak akvaryuma baktım; nasıl becerdiyse Prenses akvaryumdan çıkmış, akvaryumun yanındaki masanın üstünde bulunan eşyaların üzerine düşmüş. Ertesi gün "belki yine akvaryumdan çıkmaya çalışır" düşüncesi ile o masanın üzerine ve zemine, masa etrafına kalın minderler, yastıklar serdim. Tekrar bir gürültü ile uyandığımda Prenses’i yere  serdiğim minderlerin üstünde buldum; önce masa üzerindeki minderlere atlamış, oradan da yere, zemine... 3 hafta kadar bir şey yemedi Prenses, veteriner kliniğine götürdüm; "bir şeyi yok, sapasağlam" dediler. Klinikten çıkıp taksi beklerken kliniğin çayırlarının üzerine bıraktığım Prenses kendini suda sandı, suda yüzer gibi hareketler etmeye başladı. Eve geldiğimde bunun yumurtlamak istediğini, fakat uygun bir yer bulamadığını düşündüm. İnternete girip bilgiler toplamaya başladım. Hemen her site "onlar kumluk yere yumurtlar" diye yazıyordu. Bir torba dolusu yıkanmış dere kumu aldım, 20 litre, yani 38-40 kg. kadar. Yer hazırladım, sadece kumda gezinip tekrar çıkıyor, evde halı üzerinde ve balkonda ön ve arka ayakları ile yerleri kazmaya çalışmaya devam ediyordu. Bir web sitesinde şöyle bir şey okudum: "Yumurtlaması için kumun derinliği en az boyu kadar olmalı". Tabana kuvvet... Bir inşaattan 2 gün boyunca kova ile her defasında taşıyabileceğim kadar toplam 80 litre (140-150 kg. civarı) dere kumu taşıyıp, önceden hazırladım yere boşalttım. Prenses’in artık yumurtlamak için kendi boyu derinliğinde ve genişçe bir alanı vardı. Fakat nafile... Oraya girmiyordu bile. 14 Ağustos 2008 de sanki bir mucize oldu: Prenses yemeye başladığında çok sevindim, dualarımın kabul edildiğini sandım; fakat bu sadece birkaç gün sürdü. İnternetten başka bir veteriner kliniği aramaya başladım, veteriner su kaplumbağalarından anlıyor olmalıydı. Nihayet Zeytinburnu'nda bir klinik vardı, aradım; "getirin, gerekirse filmini çekeriz, yumurtaları olup olmadığını anlarız" dediler. Artık en kısa zamanda oraya götürecektim. Günlerden 8 Eylül 2008, akşam yattım, gerçek gibi bir rüya: "Prenses kollarımda iken birden çırpınmaya başlıyor, ne oluyor buna diye bakıyorum; kollarımın arasında fazla sıkmışım, kabuğu çatlamış ve kırılmış, bağırıp çağırıyor ve ağlıyorum". Bu rüya diğerleri gibi beni çok etkilemişti. Sabah kalkıp kahvaltının ardından işime koyulup, öğleden sonra onu Zeytinburnu'ndaki veteriner kliniğine götürmek üzere hazırlığa başladım. Akvaryumdan çıkardığım Prenses evde gezinirken balkona çıkıp balkondaki suyuna girdi. Oradan kendisi için hazırladığım büyük ve uzun çiçeklikteki çimliğe girmek istedi, beceremedi. "Bu toprak bir ortam mı arıyor!" diye düşündüm. Saat 15:15, balkondaki en büyük çiçekliğin içine bıraktım; etrafı kokladı, ardından kazmaya başladı…

 

Prenses tam 8,5 tane yumurtladı. 8,5 diyorum; ilk 8 yumurta normal büyüklükte, aşağı yukarı 2,5 - 3 cm uzunluğunda, sonuncu, yani 9. yumurta küçücük, diğerlerinin aşağı yukarı 1/3 ü kadar. Tabii ki yumurtaları balkondaki çiçekliğin içinde bırakamazdım; soğuk günler bizi bekliyor. Önce Bauhaus'a gidip yeni bir çiçeklik aldım, ebadı 35x35x35 cm. Ardından çiçek toprağı (torf değil; zira alkalik oluyor, Gardol marka iç mekân çiçek toprağı aldım, bu toprakta solucan ürediğine rastlamadım). Markette etrafa bakınmaya devam ettim ve aradıklarımı buldum: 1 adet toprak ısısını ölçer termometre (8,95 YTL), 1 adet "nem-ışık-alkali ölçer" (17,75 YTL) ve 1 torba perlit (1,00—2,00 YTL civarı). Yumurtaları aktaracağım yeri kendime göre hazırladım:

2000 doğumlu, şu an 8 yaşında, yeni yılda 9 olacak, boyu (bağa uzunluğu) 21,5 cm. Serap 1,5 sene kadar önce (2007 Şubat-Mart aylarında) fazla ilgilenemediği ve  yalnız kalmamam için bana bırakmıştı. Her ay boyu 5 mm. uzamakta.

Prenses akvaryumda

PRENS: Prenses yalnızlık çekmesin diye geçen sene yazın 4 yaşlarında iken akvaryumcudan aldım. Kendinden başka hiç kaplumbağa görmeyen Prenses gözlerine inanamadı. Sevincinden Prens'in etrafında saatlerce dans etti. Tabii ki Prens kendinden oldukça büyük bir kaplumbağa gördüğünde Prenses'den ürküyor, kaçıyordu. Şu an 5 yaşlarında, Boyu (bağa uzunluğu) 14,5 cm. Her ay boyu 5 mm. uzamakta. Geçen temmuz başında Prenses ile çiftleşti. Nasıl çiftleştiklerini görünce gözlerime inanamadım. Önce anlamamıştım. Kuyruğunun altında ucu sivri siyah torba gibi bir şey gördüğümde çiftleştiklerini anladım. Prens çiftleşme esnasında kendini suyun içinde sırt üstü salıvermiş, mutlu bir halde kafasını bağasının içine çekip çıkartıyordu.

www.turgaybora.org: Prenses gezintide. 20.09.2008

Prenses akvaryumda

PRENSES:

Çiçekliğin (saksının) dibine önce polyester keçe yerleştirip üzerine 3 cm kalınlığa kadar perlit serdim. Onun üzerine, ayrı bir kapta içine biraz dere kumu, aşağı yukarı 1/10 oranı civarında da perlit ilave edip iyice karıştırdığım iç mekân çiçek toprağını boşalttım. Prensesin yumurtalarını bıraktığı balkondaki çiçekliğin içinde bulunan yumurtaları itina ile yavaşça çıkartıp hiç sarsmadan, aynı biçimde, toprağa bıraktığı gibi (dik olarak)  yine aynı derinlikte hazırladığım yere bıraktım ve üzerini örttüm. Havalar sıcak olduğu için saksıyı önce neredeyse gün boyu güneş alan güney balkona yerleştirdim ve gece gündüz orada kaldı, termometre 28º C civarındaydı, serinleşme başlayınca içeri alıp çiçekliğin üzerine yönelttiğim UV- Lambası + 40 W lık spot masa lambası ile (yetersiz kalırsa halojen lamba ile değiştireceğim) yumurtaların derinliğindeki toprak sıcaklığını üstten + 28º C civarında sabitleştirmeye çalışıyorum; ısı düştüğünde saksıya yönelttiğim elektrikli fanı arada bir çalıştırıyorum. Dibe serdiğim perlit, çiçekliğin alt tabağına ilave ettiğim suyu depolaması ve yukarıdan gelen ısı ile kurumaya başlayan toprağı tekrar nemlendirmesi için (su buharı sürekli yukarı doğru çıkar). Toprağa kattığım perlit ise hem toprağın alkalisini pH 7 de sabitleştirmesi hem de nemi bünyesinde ihtiva ederek toprağı nemli tutması için. Tabii ki perlit ısı yalıtımı da yaptığından ısının sabitleştirilmesine de yardımcı oluyor. Arada bir "nem-ışık-alkali ölçer" ile toprağın alkalisini ve nemini ölçüyorum. Nem ölçerin göstergesi "kuru" sınırına (gösterge 3) yaklaştığında alttaki tabağa su ilave ediyor, torağın nemini yumurtaların bulunduğu mıntıkada % 60-70 civarında tutmaya çalışıyorum.

 

Elimden geldiği kadar her şeyi hazırlamaya çalıştım. Yumurtaların döllenmiş olup olmadığını bilemem. Şamsımız varsa yavrularım anne-baba, Serap büyükanne, ben de büyükbaba olurum. (22.09.2008)

 

Yumurtlama tarihi: 09.09.2008. Sonucu bu sitede belirteceğim. Kimi sitede kuluçka süresi 1,5-2 ay, kimi sitede 3 ay yazılı...

Kuluçka Alaturgay

Brutkasten alla Turgay

Incubator alla Bora

www.turgaybora.org: Prenses

ORG ve Tora Bora©   ◊   ORG and Tora Bora

Kablumbağalardaki güzellikÇiçek

Prenses / Prinzessin / Princess

Kuluçka alaturgay

1) Spot Lamba (40 W)/ Lampe / Lamp (spotlight)

 

2) UV-A Lambası

    UV-A Lampe    

    UV-A Lamp

 

3) Termometre

    Thermometer

 

4) Elektro fan

    Electrofan

 

5) Çiçeklik 35x35x35 cm

    Blumentopf

    Flowerpot

 

6) Çiçek toprağı (iç mekân için, biraz dere kumu +

    1/10 kadar perlit katkılı)

            

    Blumenerde (für Innen, gemischt mit bisschen

    Flusssand + etwa 1/10 Perlit)

            

    Potting soil (for interior, mixed with a little

    river sand + approximately 1 / 10 Perlite)

 

7) Polyester keçe 

    Polyestervlies

    Polyester fleece

 

8) Saksı tabağı

    Unterteller für Blumentopf         

    Under plate for flowerpot

9) Suyun ilave edileceği yer (toprağı nemli tutmak için)

    Wasserzugabe (um die Erde feucht zu halten)

    Water supplements (to keep moist)

 

10) Yumurtalar / Eier / Eggs

ORG und Tora Bora: DeutschORG and Tora Bora: English
Özel Arama

Site içi arama:

Suche in dieser Site:

Search this site:

PrensesPrenses ve Prens akvaryumda

Prenses ve Prens akvaryumda

Tatlı su kaplumbağası: Prens

Prens akvaryumda

Prenses gezintide

Kaplumbağa yumurtlarken. www.turgaybora.org

Prenses yumurtlarken

VİDEO 1-2-3-4:

TOPRAĞI KAZIMA-İlk Yumurtalar

Graben der Erde - Die ersten Eier

Dig the earth - The first eggs

VİDEO 5-6-7:

YUMURTALAR GELİYOR

Weiter mit Eier legen

Continue to lag eggs

VİDEO 8:

YUMURTALAR KAPATILIYOR

Die Eier werden zugedeckt

The eggs are covered

VİDEO 9-10-11:

Toprak sıkıştırılıyor - Baba adayı sabırsız

Die Erde wird verdichtet - Vaterkandidat ist ungeduldig

The soil is compacted - Father candidate is impatient

VİDEO12-13:

Yumurtlama sonrası

Nach dem Eierlegen

After the lay eggs

papatya

Video1-4    Video5-7    Video8    Video9-11    Video12-13    Video14

ORG ve Tora Bora

© by M.Turgay Bora

Çiçeklerkaplumbağa çırpınması
güzel resimlerkaplumbağalar sevgi ve şefkat istergüzeller güzeli