SALMONELLA HAKKINDA

 

SALMONELLA

ve

SALMONELLOZ

(besin zehirlenmesi)

 

Bu sayfanın yayımlandığı tarih: 03.05.2013

KAPLUMBAĞA DÜNYASI

KAPLUMBAĞA PRENSES, PRENS ve YAVRULARININ SAYFASI

Site içi arama:

kaplumbağalar ve salmonella, www.turgaybora.org

Salmonalla bazı insanların sandığı gibi kaplumbağalara özgü bir virüs olmadığından, aslında bu sayfayı “kaplumbağa hastalıkları” başlığı altında yayımlamayı pek uygun görmedim.

 

Niyetim burada salmonella hastalığının daha fazla derinlerine inmeden (çünkü ben konunun uzmanı değilim), ziyaretçi defterime bırakılan aşağıdaki mesaj doğrultusunda bazı ayrıntılara gireceğim; zira daha önceleri bana e-posta yoluyla benzeri sorular yöneltilmişti.

 

Soru:

“Salmonella hakkında bilginiz var mı? Yani kaplumbağalardan bulaşma ihtimali nedir sizce?”

 

Cevap:

 

Salmonella konusunda edindiğim, faydalı olabilecek bilgileri aşağıda sıralıyorum:

 

Salmonella Enterobacteriaceae familyasından çomak biçimli bakteri cinsidir. İnsan ve hayvanların sindirim kanalı bu cins üyelerinin başlıca yaşama ortamıdır. Onlar için uygun ısı 10 ile 47⁰C arasıdır. Nadir de olsa 6-8⁰C ısıda varlıklarını sürdürebilir. Gıdalarda aylarca yaşabilirler, hatta eksi derecelerde (dondurulmuş gıdada) bile. Bu gıdadakiler +75⁰C ısıda ölürler (kaynatma, kızartma, fırında pişirme, gıdanın iç ısısının da 75 derece olması gerekir). Bu bakterilerin 2.000 den fazla alt türü bulunmamakta, bunlar insan ve hayvanlarda akut enfeksiyonlara yol açar; insanlardan hayvanlara, hayvanlardan da insanlara bulaşabildiğinden “zoonoz” (insandan hayvana, hayvandan insana bulaşabilen hastalıklar) olarak tabir edilir.

 

Salmonellanın genellikle kaplumbağalara mal edilmesini hiçte doğru bulmuyorum (bknz; aşağıda “I. Grup”).  Sürüngenlerin yanı sıra kanatlılar (kuşlar, kümes hayvanları), domuzlar, küçük ve büyükbaş hayvanlar, atlar, kemirgenler ayrıca klinik olarak sağlıklı görünen insanlar dahi salmonella virüsü taşıyıcılarıdır. Bunlardan “Salmonella Thypi” insanlara mahsustur. Temiz olmayan sular, fazla bekletilmiş sular (örneğin; uzun süre kullanılmayan duşun hortumunda kalan su), kirli ortamlar (bilhassa toplu yemeklerin hazırlandığı mutfaklar), çiğ yumurtalar birer salmonella tehdididir.

 

Gelişmiş kimi Avrupa ülkelerinde halkın 1/5 inin salmonella taşıyıcısı olduğu tahmin edilmekte (örneğin; Almanya). Dünya Sağlık Organizasyonunun son verilerine göre dünya çapında yılda 16 milyon insanın salmonella taşıyıcısı olduğu, bunlardan yarım milyondan fazlasının ölümcül olduğu belirtilmekte.

 

Salmonellanın eskiden genellikle domuzlardan, günümüzde ise genelde kanatlıların etlerinden ve yumurtalarından insanlara bulaştığı bilinmekte.

 

Beslenen hayvanlardan direkt olarak insanlara veya insandan insana oldukça nadir bulaşır; insan vücuduna gıdalardan, ağız yolu ile girer (ağızdan mideye, mideden bağırsaklara ve orada enfeksiyona neden olurlar); ancak vücudunda gerekli sayıda (yüksek miktarda, en az 100.000) bakteri taşıyan bir kimseden tuvalet yoluyla, yani müşterek kullanılan tuvaletin temiz tutulmamasıyla nadir de olsa başka insana bulaşabilir. Yakın geçmişte filizler, domates, bitki çayları ve yılan balığı fümesinin salgına neden olduğu sanılmaktadır (kaynak; www.internisten-im-netz.de).

 

Enfekte olmuş insanlar ve sıcakkanlı hayvanlar tarafından izole edilen (barındırılan) salmonellalar %99,5 oran ile I. Grubu oluşturur. Alt cinsleri temsil eden salamae (Grup II) ve houtanea (Grup IV) sürüngenler tarafından izole edilir. Grup VI alt türleri en nadirleridir (indicia alt türü). S. enterica ssp. bongori Grup V olarak sınıflandırılmakta (kaynak; http://de.wikipedia.org/wiki/Salmonellen).

          

Salmonellalar insan ve hayvanların vücutları dışında hafta boyu canlı kalabilir. Güneş ışını (UV-Işını) salmonella virüslerinin ölmesini hızlandırır. Kaplumbağalara gelince; genelde bataklık kaplumbağalarında (bataklıklar güneş ışınlarına daha az maruz kalan ve durgun suların bulunduğu yerlerdir), kontamine gıdalar/bitkilerle beslenen veya suda yaşayan kara ve su kaplumbağalarında salmonella rizikosunun daha fazla olduğunu böylelikle söyleyebilirim.

 

Salmonellaların asitli ortamlarda yaşama şansı yoktur.  Evlerde kullanılan, alışıla gelmiş dezenfeksiyon maddeleri birkaç dakika içinde bu virüsleri öldürmekte.

Asitli mide salgısı bu virüsleri öldürdüğünden salmonellosis (veya salmonelloz, yani besin zehirlenmesi) oluşması için vücutta oldukça yüksek miktarda salmonella bulunması gerekir (yetişkin insanlarda 100.000 den 10.000.000 civarına kadar).

 

Salmonella Enteritidis ve Salmonella Typhimurium’ların, insanlarda genelde antibiyotik tedavisini gerektirmeyen, kendiliğinden geçen ishallere neden olduğu belirtilmekte. Bununla birlikte bebekler, 5 yaşından küçük çocuklar, yaşlı insanlar, HIV- hastaları ile bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar gibi riziko gruplarında, ayrıca mide asidinin azalması için ilaç kullanan insanlarda ağır hastalıklara yol açabilmekte, bunlarda 100 veya daha az miktarda salmonella enfeksiyonlara neden olabilir, yüksek miktarda yağ içeren gıdaların tüketilmesi de (çikolata, salam, peynir) az da olsa virüs sayısını yükseltebilir. Bunlara bağlı olarak söyleyebileceğim; bilhassa üstte sıralanan riziko grupları kaplumbağaları, kanatlıları ağızlarına sokmamalı, kedisini köpeğini öpmemeli, el ile temas halinde ellerini yıkamalı. Kimi bebekler, küçük çocuklar eş dost, konu komşu, hatta yoldan geçenler tarafından hemencecik şapır şupur öpmektedir ki bence, -yukarıdaki rakamları da göz önüne aldığımızda-, bu daha sık rastlanan sakıncalı davranışlardan biri.

 

Daha emin olmak için kaplumbağanızı, kuşunuzu, diğer ev hayvanlarınızı veya varsa kümes hayvanınızı veteriner hekime götürüp onların salmonella taşıyıcısı olup olmadığını, evet ise boyutunu kontrol ettirebilirsiniz (kuru bir dışkıda 2,5 yıl boyunca belirlenebileceği söylenmekte).

 

Bu durumda: Benim burada, yukarıdaki veriler doğrultusunda anladığım, dünya çapında hemen her insanda, sıcak ve soğukkanlı hayvanlarda, habitatlarda (bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yer, yaşam alanı)  az ya da çok salmonella mevcut; önemli olan boyutu, yani sayısı. Bende şu an anne, baba ve yavruları olmak üzere 10 kaplumbağa var (11 yavrudan 3 tanesini küçükken evlatlık verdim).  Bugüne dek ne benden onlara ne de onlardan bana herhangi bir hastalık bulaştı. Ben şahsen grip olduğumda, üşüttüğümde bile, bendeki grip virüsünün oları etkileyip etkilemeyeceğini, zoonoz bir hastalık olup olmadığını düşünmeksizin, değil onlara, herkese dikkatli yanaşıyorum.

 

Kaplumbağalarımı yaz aylarında hemen her gün terasta güneşlendiriyorum. Buna bağlı olarak aynı terasta kuşlar için su ve yem koyduğum yerler var, ziyaretçilerimiz; güvercinler, kumrular, kargalar, sığırcıklar, serçeler ve kimi zaman martılar. Hatta anne kaplumbağa Prenses taşın üstünde güneşlenirken tam yanına bir kumru çökmüş, Prenses ile birlikte yan yana güneşlenmekte ki Prenses tarafındaki kanadını Prenses’e gölgelik yaparcasına Prenses’in üzerinde gerdiğini görünce (aslında kendi kanadını kurutuyor olmalı) gözlerime inanamadım, resmini çekeyim derken kumru hemen uçuverdi. Burada asıl değinmek istediğim kuşların terasa bıraktıkları dışkıları. Su kaplumbağaları karada yemedikleri için kuşların dışkılarını orada yeme ihtimalleri yok. Yine de kaplumbağalarımı terasa çıkartmadan önce gördüğüm kuş dışkılarını her ihtimale karşı temizliyorum; kuşların dışkılarından herhangi bir bakteri bulaşmasın diye (üzerlerine yapışma ihtimali olan kuş dışkısını suyuna taşıyabilir). Fakat kara kaplumbağaları karada yediklerinden onlarda riziko daha fazla.

 

Bu sitede ilgili diğer yerler (bilhassa kırmızı olarak yazdığım yerler ile ilgili yazılar), aşağıdaki anahtar kelimelerin üstteki “site içi arama” motoruna teker teker yazılmasıyla karşınıza çıkar:

 

güneş ışını - güneş ışığı  - UV  - asitli - ellerinizi yıkamanızı - temiz olmayan - filtre kapasitesi  - biyolojik - kamçılılar – metabolizma 

 

Bu arada;

Robert-Koch Enstitüsünden (Berlin/Almanya) 2 bilimcinin (Dr. A. Fruth ve Dr. W. Rabsch) 24-26 Mart 2010 tarihli “Sürüngenlerde Salmonalla ve Küçük Çocuklarda Enfeksiyon”  başlıklı bir bilimsel çalışması gözüme ilişti. Burada genelde 2 yaşından küçük çocukların enfeksiyona maruz kaldıkları görülmekte. Onlardan;

 

- 4 aylık bebek (Almanya)

Belirtisi: Ateşli gastroenterit, kusma, artan uyku hali.

Evde yetiştirilen hayvanlar: Tavşan, kedi, köpek ve teraryumda birkaç tane bartagame (bir tür çöl kertenkelesi).

Enfeksiyon cinsi: Salmonella Eastbourne (çocukta, kedide, bargatame 1 ve bargatame 2 de). Belirtilerden 2 gün sonra hastanede tedavi gördü.

 

- 8 haftalık bebek (2009 Almanya)

Belirtisi: Ateşli hemorajik gastroenterit. İçme yeteneğinin oldukça azalması ve yorgunluk belirtilerine bağlı hastalık görülmesinden birkaç saat sonra hastaneye kaldırıldı.

Klinik bulgu: Artan peristaltik ile (yutma hareketleri) karında şişlik.

Enfeksiyon kaynağı: Dost ailenin evinde beslenen bartagame.

Enfeksiyon cinsi: Salmonella Pomona.

Çocuğun virüsü taşıma süresi: 9 ay. Semptomatik terapi sonunda iyileşme.

 

- 2 aylık bebek (Almanya)

Yaşam ortamı: 2 odalı evde 14 yılan ve 2 kertenkele ile yaşamakta.

Enfeksiyon cinsi: S. Paratyphi B, d-Tartrat +, Lysotyp Worksop.

 

- 2 yaşında çocuk (2008 Letonya)

Enfeksiyon cinsi: Salmonella Stanley

Enfeksiyon kaynağı: Evdeki sürüngen yemini yemesi (virüsün yemden geçtiğine dair pozitif bulgu).

 

Yani bu durumda evde, bahçe veya kümeste beslenilen tüm hayvanlara verilecek yemlerin bile dikkatli seçilmesi gerekir.

 

O araştırmanın sonunda, şayet evde sürüngen besleniyorsa, onların evin içinde gezdirilmemesi, bilhassa mutfak ve banyo gibi yerlere sokulmaması, teraryum, kafes gibi yerlerin dışarıda temizlenmesi, banyo küvetlerinde yıkanılmaması, el ile temas halinde ellerin sabun veya alkol ile yıkanması tavsiye ediliyor, hemen altta bulaşma şeklini de oradan aktarıyorum:

 

Salmonella enterica:

Taşıyıcılar: Kanatlılar, büyükbaş hayvanlar, domuzlar, egzotikler (“egzotikler“ tabiri ile  hayvan satıcılardan satın alıp evde beslenen genelde süs hayvanlarına, örneğin; kuşlar, süs balıkları vs. değinilmekte).

Bulaşma yolu: Zoonotik (hayvanlarla temas, hayvansal besinler, durgun su birikintileri çevresindeki bitkisel besinler yoluyla bulaşma).

 

Salmonella enterica sv. Typhi, sv. Paratyphi A,B,C (Salmonella Thypi):

Taşıyıcılar: İnsanlar

Bulaşma yolu: Virüs taşıyan insanlarla (hastalık belirtisi görülsün görülmesin) temas veya kontamine (virüs bulaşmış, mikroplu, bozuk) gıdalar.

 

Yalnız şu unutulamamalı: Yukarıdaki veriler sadece sürüngenlere dayalı yapılan bir araştırmadandır (diğer hayvanlara dayalı değil!!!)

 

İlgimi çeken bu araştırmanın içerdiği tablolardan dördünü aşağıda sunuyorum:

 

Araştırmanın tam olarak içeriği: http://www.bfr.bund.de/cm/343/salmonellen_bei_reptilien_und_infektionen_bei_kleinkindern.pdf

Salmonella ile ilgili ilginç bir konuya daha değinmeden edemeyeceğim:

 

Salmonellanın kanser araştırmalarındaki yeri

 

Bakterilerin tümörleri öldürüp öldürmediği, şayet öldürüyorlarsa nasıl öldürdüğü sorusuna bağlı olarak: Salmonellaların tümörlere nüfuz ederek onları yok edebileceği belirtilmekte. Bu durumda salmonellanın kanser tedavilerinde kullanılmasında, bunun yanı sıra tehlikeli bağırsak enfeksiyonlarını çağrıştırmaması için onların zayıflatılmaları gerektiğine değinilmekte.

 

Kaplumbağa yumurtasının faydaları üzerine yazılanların yanı sıra, buna paralel olarak kanser konusunda bu duyumu alan bazı kimseler olacak ki son zamanlarda internet aracılığı ile kaplumbağa yumurtası arayanlar gittikçe çoğalmakta. Acaba kaplumbağanın yumurtası gerçekten kansere karşı elverişli mi? Veya yumurtasında salmonella var mı, varsa boyutu? Bunları bilemeyeceğim, uzmanların yanıtlayabileceği sorular. Benim edindiğim bilgi; salmonellanın, enfekte olmuş kanatlıların (kuş ve kümes hayvanlarının) yumurtalarının kabuğunda bulunduğu, fakat yumurta kabuğunun altındaki ince zarın (kütikül)  zarar görmüş olması halinde yumurtanın içlerine nüfuz edebileceği yönünde.

www.turgaybora.org

Designed by www.aksanter.com

© 2013

Diğer sitelerimiz:   kaplumbaga-pp.blogspot.com                 wasserschildkroete-pp.blogspot.com (Almanca)

AnaSayfa      Prenses S.1      Prenses S.2      Prenses S.3      Prenses S.4      Prenses S.5      Prenses S.6      Prenses S.7      Prenses S.8      Prenses S.9 

 

Hastalıklar      Veteriner Hekimler      Videolar      Bunları Biliyor muydunuz?      Kaplumbağa Arayanlar     Kaplumbağa Verenler      İstatistik      İrtibat

Sürüngenlerde Salmonella sıklığı

(K.C. Schramme, 2003, LMU Münih)

 

Türü

Menşei

Rastgele alınan numunelerde bulunan bulaşma oranı

%

Kaplumbağalar

Avustralya

Bulgaristan (doğada)

Norveç

Almanya

ABD

Hollanda

Kanada

100

100 - 56

81

79 - 3

48 - 46

10 - 3

7

 

Yılanlar

Anadolu (doğada)

Avustralya (beslenen ve doğada)

Kuzey Almanya (doğada)

Kanada

Hollanda

Almanya

 

100

92

75 - 29

51

37 - 10

27

Kertenkeleler (bunlarla birlikte yeşil iguana)

El Salvador (üretim çiftliği)

Avustralya

Almanya

Hollanda

 

94 - 67

77

61 - 31

41 - 6

Timsahlar

Avustralya

Almanya

Hollanda

 

100

36 - 21

16 - 5

İnsanlarda salmonella serotiplerinin sıklık dağılımı

(Almanya, 2008 Ulusal Referans Merkezi verileri)

 

Serotip (alt tür seviyesindeki çeşitleme)

Sayısı

Yüzdesi

S.Typhimurium (STm)

768

% 30,0

S.Enteritidis (SEn)

761

% 29,7

Salmonella subsp. I

105

% 4,1

S.Paratyphi B

69

% 2,7

S.Infantis

67

% 2,6

S.Goldcoast

49

% 1,9

S.Senftenberg

47

%1,8

S.Tennessee

41

% 1,6

S.Typhi (STy)

29

% 1,1

S.Corvallis

28

% 1,1

S.Derby

28

% 1,1

S.Panama

25

% 1,0